Biliyoroz.com - Fenerköyü Yoroz Web Sitesi

 

  Murat Yılmaz

  13 Ocak 2012, Cuma

  Trabzon

  Ziyaretçi Mesajı
 

selamun aleykum..... heygidi yoroz sen nelere kadirsin.kimler geldi kimler geçti ne sevdaluklar yaşandı ama bir türlü birbirlerini sevemediler yorozlular.sadece yapmacık davranışlar yapmacık gülüşler herşey kısacası yalan.rahmeti dedem (haşımın osman)heygidi uşağum akılli ol yorozdan kimse ne açolduğunu nede tok olduğunu bilsin söyleme derdi.biz birbirimizi sevemedik gitti ama ben özlüyorum rahmetli eşref amca gadanın mustafa haşımın osman kara hasan :(.. ALLAH gani gani rahmet eylesin hepsine mekanları cennet olsun .

 
  muratefe61@hotmail.com   muratefe61@hotmail.com        
 

 

  ERKAN KALKAN

  24 Haziran 2011, Cuma

  İstanbul

  Ziyaretçi Mesajı
 

Babam, YOROZDAN yola çıktığında 15-16 yaşındaymış. Sırtına yüklediği gurbet torbasıyLA İstanbula geldiğinde, başlamış yalnızlık türküsünü söylemeye.
Spil’in kavurucu sıcaklığı babamın yüzünü esmerleştirirken, O, sokak sokak dolaşarak evine
bir ekmek götürmek için yaşam kavgasına girmiş.
Annem, ağabeyimi kucağına aldığında tam yirmi yaşındaymış. Ardından ben ve küçük
kardeşimle beş kişilik bir aile oluşurken, hayat ta babam için artık mücadele edilmesi gereken bir hal almış.
Camialtı tersanesinde gemilerde kaynak yaparak en ağır şartlarda çalışarak bizler için verdiği mücadeleyi hiç unutmayacağım.Yorozluyduk; ama ağabeyim, kardeşim ve ben YOROZU hiç tanımıyorduk. Annem, babam
bizlerin onur abidesiydi. Onların doğup büyüdüğü, koşup oynadıkları, sevdalandıkları...
yerleri görmek istiyorduk. Babam:”Bir gün oralara sizleri götüreceğim”diyerek, yorozun
gizemini her gün bizlere anlatırdı. Oraları anlattıkça, bizler onu masal dinler gibi dinlerdik.
Köyde hiç bitmezdi yol davası,su davası dedikodu çekememezlik,Tüm bunlara rağmen anemle babamın köylerine gittik.
TRABZON,çarşıbaşı i ilçesine bağlı bir köy YOROZ
Belkide şimdi her yaz oraya gitmek için günler saymaktan hatta orda ev yapacak kadar yorozlu olacağımdan habersiz.
Belki babam yaşayamadı doya doya köyünü onun içinmidir yapılan haksızlıklara bir haykırışmıdır bilmiyorum ama; yoroz güzeldir arkadaşlar.KIYMETİNİ BİLELİM

bırakalım dedikoduları ,çekememezlikleri,yoldan geçerken araba kornasıyla selamlaşmayı.birbirine yol vermeyecek kadar zalim ve günahkar olmayı,su davalarını.yol davalarını.inek tarlayı yedi davalarını,onun var benim niye yok davalarını,ADAM OLALIM ADAM sevelim birbirimizi,saygı duyalım,HERKESE SELAM ; ALLAHA EMANET OLUN



RAHMETLİ ALİ KALKAN'nın oğlu ERKAN KALKAN

 
  ekalkan61@hotmail.com          
 

 

  S.YILMAZ

  24 Mayıs 2011, Salı

  Yalova

  Ziyaretçi Mesajı
 

kar yağayı,,yağayı,,....imamın pinesine,,,,,imam verdi kızını,,,,bir tava pidesine.....eski düğünlerimizin ilk başlangıç türküsü de şimdi nereden çıktı demeyin.büyüklerimiz derki,,,?eskiden öyle bir kar yağarmışki,adam boyunu geçermiş.gerçi ben çocukluğumda böyle iki üç kar yağışı olayını hatırlıyorum ama günümüzde nerede ise suni kar yağdırmaya çalışıyorlar.bilirsiniz eskiden,evin içinde kara ateşler yanardı,haliyle kara ateşin dumanı evin kiremit aralarından dışarı çıkardı.uzaktan baktığında karşı evin yandığını zannetersin.işin en ilginç yanı kar yağdımı duman çıkış yeri bulamadığı için evin içi kapkara zifiri karanlık olurdu,gözlerimizden parmak kadar yaşlar akardı,kara ateşin üstünden yal kufasını almak için eline bir pusula alman gerekirdi.evde bağırmalar çağırmalar bir alemdi.şimdi size çok garip ve hüzünlü bir insan manzarası anlatacağım.sevgili anam ah oğlum dedi,,,ne insanlar vardı,,ne kadar gariplik,,fakirlik,yokluk,ıztırap içinde yaşadılar,bir dünya güzelliği görmeden ölüp gittiler dedi.onun çocukluğunda evlerin çoğu şimdikinin samanlıkları kadar bile güzel değilmiş.rüzgar, poyrazdan vurur karayelden çıkarmış.sap yığınlarını evin etrafına yığarlarmış.dağ mahallesinde,,metosun emine abla,,(gÜLGÜLÜN ZEKİYENİN BÜYÜK ANNESİ)EVLENMİŞLER AMA HERKES GİBİ ONLARDA ELTİSİ İLE AYNI EVİ PAYLAŞIYORLARMIŞ.EV DEDİĞİNİZ AYNI ÇATININ ALTINDA TEK GÖZLÜ BİR ALAN.AYNI KARA ATEŞİN ETRAFINDA YATIP KALKIYORLARMIŞ.ANAMIN BİR GÜN YOLU,EMİNE NİNELERİN EVE DÜŞMÜŞ.EMİNE NİNE DAHA YENİ GELİN,,ELTİSİ İLE AYRILMIŞLAR,,HANİ GÜYA AYRILMIŞLAR ,,AMA AYNI EVİN İÇİNDE,,ELTİSİ İLE ARALARINDA İKİ METRE UZAKLIK YOKMUŞ,OTURMUŞLAR GÜYA EVLERİ AYRIYMIŞ GİBİ BİRBİRİNE LAF EDERLERMİŞ.KAR YAĞMIŞ,ÇATIYI KAPATMIŞ,DUMANDAN GÖZ GÖZÜ GÖR MÜYOR,ONLAR HALA İKİ AYRI AİLE GİBİ MUHABBET EDERLERMİŞ.EVDE ,ODA, FALAN, OLMADIĞI İÇİN AKŞAM YATARKEN,ARALARINA SAP YIĞINI ATARLARMIŞ,,,HANİ GÜYA AYRIYMIŞLAR YA,,,HALİYLE EVDE BANYO YOK,,,KAPININ ARKASINA YİNE SAP YIĞINLARINDAN VE ÇAYIRLARDAN BİR BÖLÜM YAPARLARMIŞ,BİR KAZAN SU İLE YIKANIRLARMIŞ,,,TUVALET DESEN,,BAHÇE BAŞINDA,,İKİ KARAYEMİŞ AĞAÇININ ARASINA,,ÜÇ DÖRT AĞAÇLA YAPILMIŞ BİR TEZGAH VE ALT TARAFDA KOCAMAN BİR KUYU.TABİ ESKİDEN İNSANLARIMIZ FAZLA HİJYENİK GIDALARA DİKKAT ETMEDİĞİ İÇİN DEVAMLI İSHAL VE KARIN AĞRISI ÇEKERLERDİ,,,KARAYEMİŞİN ARASINDA,,,ÇIRRRR,,,,, SESLERİ GELDİMİ ANLAKİ SÖZ KONUSU TUVALETTE BİRİSİ VAR VE KÖY YOLU TRAFİĞE KAPALI DEMEKTİR.,,TABİ ESKİ İNSANLARIMIZ ÇOK MATRAK VE SAMİMİ OLDUKLARI İÇİN,,AŞAĞIDAN YUKARI SÖYLEMEDİĞİNİ BIRAKMAZLARDI.

 
  BYANTRENOR@MYNET.COM          
 

 

  Sinan Yılmaz

  16 Mayıs 2011, Pazartesi

  Yalova

  Ziyaretçi Mesajı
 

KATİLLER;Katil olmak için illaki insan öldürmene gerek yok.yüce allahın yarattığı her canlı,insanoğlu ile bire bir eş değertir.allahın dünya intizamı ve insanoğlu için karada ve denizde, yarattığı her canlıyı bilinçsizce,hoyratça,canice,aç gözlülükle,gelecek neslin rızkını yemekle uğraşan şu anki bizler, kendi ellerimizle yarattığımız canavarların kurbanı olmuşuz ama hiç bir şey olmamış gibi hala körü körüne yukarıda bahsettiğim felaketleri yapmaya devam ediyoruz.işim dolayısıyla ve çarşıbaşında yapılan bir turnuvada hasret gidermek için gittiğim baba ocağı yorozda gözlerim her sabah limana takıldı.öyle ya,eskiden bu aylarda yani nisan, mayıs, aylarında,balık sezonu bitmezdi efendim,istavrit,kalkan,izmarit,yeşil izmarit,mezgit,pala bıyıklı barbunlar,pabuç gibi isparizalar,ne ararsan vardı.ufak kayıkların ,molozma, zamanları olurdu,her sabah on,on beş kasa çeşit balık, hale ,yollarlardı.gördüğünüz o yorozun evlerinde,saat on ikilere doğru,balık kkızartması kokusu ve gömre, kokusundan başka bir şey mümkün değil kokmazdı.efendim,,,şimdi ne olduda,,bu güzelliklerin hiçbiri yok.,,,kim yaptı,,kimler sebep oldu,,,nasıl oldu,,,şimdi bizler büyüdük o güzellikleri gördük yaşadık,,şimdi hepimiz evli parklı çoluk çocuğa kavuştuk ve ben çocuğuma yukarıda saydığım balık türlerimizin hiçbirini yediremediğim gibi,,tanıtamıyorumda.şu rezilliğe bak,,,şu aç gözlülüğün sonuna bak,,sanki deniz babamızın,babanızın malı,,kim bize, size, yetmişmilyon insanın,doğmamış çocuğun, rızkını, neslini ,tüketme ,kurutma, hakkı veriyor.kimsiniz siz.utanmıyormusunuz,,,bu nasıl bir müslümanlık anlayışı,,,yiyeceğin,geçineceğin, kadar avlansan ne olur.yüz tane hane halkının ömür boyu geçineçeği bir serveti yapmasan ne olur,,,,bu fani dünyadan ne,karunlar,ne fravunlar geldi geçti,,hepsi malı ve parası ile değil,,lanetle anılıyor.....ama bir hz. osman bütün servetini islam ve kuranı kerimin peşine harcamasıyla rahmet ve sevgiyle anılıyor.efendim bir tekne yetmez,iki olsun,,ooo,,ahmet ellimetre yaptı,,benimki daha modern, altmış, olsun efendim,,,bak sen bak,,,şimdi reislikde, ayağa düştü arkadaş,,,on, beş yaşındaki çocuk geçiyor sonar radarın başına,denizin altını televizyon gibi izliyor,,sanki atari oynar gibi aşağıda babası ve amcası yaşındaki insanlara emir vererek yallah diyor koyveriyor ağları....şu sorumsuzluğa bak yahu,,,,siz şimdi sokakda bir kediyi öldürseniz,yiyeceğiniz cezayı bırakın,hayvanseverler dünyayı ayağa kaldırır değilmi.ulan arkadaş bunlar resmen hitler gibi bir nesil kuruttular nesil.,,,şu rezillliğe bakıpta utanmıyorlar ve hala insanız diye o limanlara iniyorlar.bak hele bak,,,,aylardan nisan ve trabzon balık hallerinde,dere balığı ve norveç uskumrusu satılıyor.çocukken liman taşlarında oltayla tuttuğumuz ince mezgitte arasıra yedimilyondan satılıyor....şu rezilliğe bak kardaş,,otuz yıl önce bana birisi öyle zaman gelecekki,nisan ayında trabzonda dere balığı satılacak deseydi,her halde ona gıçımla gülerdim.ey gidi günler hey,,,işte canlı şahit sevgili muhtarımız yaşıyor,gözümün önünde,sırım gibi delikanlı,saçlar o biçim,elbise faça,arka cepüstünde bir koşum anahtarlar,basık topuk çarşamba ayakkabısı ile,işçilere emir yağdırıyor,,iyi buzlayın balığı,biraz acele edin,sabaha ankarada olması lazım,as 600 doç çift dingil kale boğazını aştıkdan sonra,iskelenin üstünde kalan bir okadar balık ya denize,yada zinoslara yem olurdu,nerede o dallı kıracalar,nerede o güzellikler.şimdi ben çocuğuma,,kofana nedir diyorum,,,oda bana malezyanın başbakanı olmalı diyor...nasıl memnunmusunuz bu rezillikten.ejnebi bir şey icad etti,,,göl sayılan ,karadenizi kuruttuk ve şimdide bizi kendilerine muhtaç hale getirtiler,,tıpkı tarımda yaptıkları gibi.1950 lerde amerika, gavuru,,,bize traktör ve pulluklar yolladı,,o pulluklar toprağı alt üst ettiler yani üstteki verimli toprağı alta gömdük bu sırada asırlardır gübresiz verim aldığımız topraklar mejburen gübreye muhtaç ettiler ama aynı amerika,,,kendi pulluklarını,,toprağı içten parçalayan ve toprağı alt üst etmeyen pulluklar icat ederek bizi uyuttular.şimdi hangi akla hizmetle ,,milyon dolarlar vererek,teknelere taktığımız o radarlarla balığın neslini kuruttunuz,,daha, on, onbeşyıl ,önce nataşalar dediğiniz insanların karasularına muhtaç hale geldiniz ve amcamın oğlu şakiri bile orada ejnebi sularında bu yüzden öldürdüler.işin çok garip bir yanı daha var.bu bizim insanımız her köye gidişimde ağlarlar ama maşallah kapılarında şimdilik arabalar,güzel güzel evler,birezilya dizilerinde ancak görebileceğiniz işlemeli mobilyalar,,,oh oh allah versin.hatta bir abimizin oğlu yakında evlenecek,onun için çarbaşına mobilya bakmaya gittik,mağaza sahibi bana dediki,vallahi kardeşim sadece ben yoroza her yıl 150 ila 200 milyarlık mobilya veriyorum vay be şaştım kaldım vallahi,,,,varsın dedim bu millet bu ayda dere balığı yesin,,,,bakalım bu işin sonu ne olacak,bir otuz yıl sonra herhalde herkes kendi balığını evinde akvaryumda yetiştireçek.bu işe bir tepki koymak lazım ama bu insanlarla olamaz,yeni nesil bunun hesabını bize sormalı,hatta ben dahil,hepimizi gebertmeli,,,,çünki zamanında ben bile,,balığa neden çok oluyorsun,yoruluyoruz,uykusuz kalıyoruz diye,kayığın güvertesinde iri istavritlerin kafasını çimelerimle ezer küfür ederdim,,,yeni nesil hadi göreyim sizi bir şeyler yapın.bu arada,anılar köşesine bir şeyler karalayan iki kardeşimi tebrik ediyorum.

 
  byantrenor@mynet.com          
 

 

  Erkan Kalkan

  11 Mayıs 2011, Çarşamba

  İstanbul

  Ziyaretçi Mesajı
 

Kolay değil memleketini sevmek. Herkes memleketimi seviyorum der ama hiç kimse elini taşın altına koyup ve birşeyler yapayım memleket için demez. Dünya krizlerle sarsılırken bu zor şartlar altında öz verilerini ortaya koyarak birşeyler yapmak için çalışan insanları kutlamamız gerekir. Sadece kutlamak bile yetmez. hepimiz elinden geldiğince katkı yapmalı, kimse ben ne yapabilirim dememeli:(bir karınca hikayesi vardır hepimiz biliriz. Zamanın birinde ormanda yangın çıkar hayvanlar alemi hepsi yuvalarını kurtarmak için canla başla yangını söndürebilmek için mücadeleye başlarlar. Bu arada dereye su almak için inen fil ve karınca su alırken selamlaşır. Koca fil karıncayı görünce gülmeye başlar ve karınca kardeş senin taşıdığın suyla yangınmı söner der. Karınca gayet heycanlı bişeyler yapmanın verdiği mutlulukla cevabı yapıştırır. Bende biliyorum sönmeyeceğini ama tarafım belli olsun diye taşıyorum der).

İşte sevgili dostlar meleketimizi tanıtabilmek için oradaki günlük olayları gurbette yaşayan insanlara aktarabilmek için tarifsiz gayret gösteren insanlara canla başla karınca misali safımızı belli edecek şekilde davranış gösterirsek; belki fazla bir şey yapamayız ama en azından mücadele eden insanları motive etmiş oluruz.

İşte sevgili hemşehrilerim herkes üzerine düşeni yapmalı, yapmak zorunda. eğer yapmaz isek bunu yapmayı başaran insanların içinde yok olup gideriz.

Tabiiki memleketimizi seveceğiz sevdireceğiz tanıtacağız. Bunun için önce kendimizi anlatacağız, insanların bizi tanımasını sağlayacağız. Herkesi memleketimize davet edeceğiz getireceğiz, gezdireceğiz ki orada bulunan güzellikler görmelerini müthiş doğanın tadına varmalarını sağlayacağız. Oradaki bekçi olarak yaşayan insanlarında hayatlarını idame ettirmelerine katkıda bulunacağız. Gurur Duyuyorum memleketimin Bekçileriyle, bizim adımıza oraları bekleyenlerle...

 
  gorki61@hotmail.com          
 

 

  Hale

  15 Nisan 2011, Cuma

  Adana

  Ziyaretçi Mesajı
 

Sitenizde çok yararlı bilgilere yer vermişsiniz.Başarılarınızın artarak devam etmesi dilegi ile...

 
  hale_kemer@live.com          
 

 

  S.yılmaz

  16 Mart 2011, Çarşamba

  Yalova

  Ziyaretçi Mesajı
 

teknolojinin,dolasıyla medeniyetin zirveye çıktığı bir çağda yaşıyoruz.insanoğlu, olmazsa olmazları,gizem dolu sınırları zorluyor.diyorlarki,çağımız bilgi çağı,tabi bu bilgiyi nasıl kullanmana bağlı.illaki oxsford okumana gerek yok.tıklanan bir meled var artık.tıkla dünya ayağına gelsin.on gün önce ben böyle bir tıklamayı yorozluyuz net sitesine tıkladım, aha birde ne göreyim,yoroza,, çöp depolama tesisi,,yapılacakmış.önce bir irkildim,,sonra acaba bu, ordu yoroz olmasın,yada istanbul büyükderedeki yoroz olmasın dedim ve bir tıklama daha yaptım,baktımki oralarda böyle bir rezillik yok.tekrar aynı habere dönüverdim,haberin üstünü tekrar tıklamamla,karşıma canavar bir alet çıktı,,tarihi yoroz fenerinin altına girmiş fare gibi kemiriyor,bizim erolların,mehmet abilerin EVLERİNİN ALTINA KAMİKAZE TALIŞ YAPIYOR.allah allah dedim,benim çocukluğumda,amağuna dinamit atılmasın diye bütün köy savaş çıkartmıştı,deniz kıyılarından kum çakıl alınmasın diye çakıl kamyonlarını taşlartık,limanın kafasında geceleri,kum çektirmeleri gizlice kum çekerlerken,abilerim onları yüzerek kovalardı,,,şimdi bu millet nerede diye merak etmeye başlamıştımki,,,,,resmin altındaki yazıya takılıverdim,,,sevgili muhtarımız,,,gençlerimiz boş gezmeyecek,,buradan ekmek yiyecekler diyordu.aklıma istanbul çöplükleri geldi,oralarda açlıktan çöpten ekmek toplayıp ekmek yiyen çocuklar geldi.köyümüzün gençliğine kala kala çöp işi kalmış demekki dedim.çağımız medeniyet çağı,,ama bilirimki bu medeniyet yoroza uğraması mümkün değil.ya karayel ya da poyraz alır götürür böyle şeyleri.karadeniz otoyolunun tam göbeği,bir önü deniz,arkası doğa harikası ve yerleşim alanı ve köyümüzün girişine çöp alanı yapılıyormuş.ey ahali her yerde millet çevre kirliliğine karşı ayaklanıyor,kimyasal olsun olmasın her şeye karşı duyarlılık varken biz ne oluyor.artık iskefiyelilerin,çocuk bezlerini,kadın petlerini,boklarını koklar dururuz,,,,eeee,,,rüzgarımızda bol,,poyraz estimi fenerin altı koklar,,,karayel estimi yoroz altı koklar.yazın yoroza gelen misafirlerimizede çöp müzemizi gezdiririz.aklıma gelmişken hemen yazmalıyım,,,bundan sonra hiç kimsenin ağzından,kara hasanın ahırı yol kenarında,sığırların sitikleri kokuyor,yoldan geçemiyoruz diye laf etmesin,,sakın ha.

 
  byantrenor@mynet.com          
 

 

  S.yılmaz

  11 Mart 2011, Cuma

  Yalova

  Ziyaretçi Mesajı
 

DEPREM-------Tarihe not düşüyorum.19 ağustos 1999 saat gece 03.3 önce hafif bir silkinme ve ardından korkunç bir gürültü ve artından müthiş bir sallanma.birisi bana siz yalovaya yerleşeksiniz,orada deprem yaşayacaksınız,sağ kalacaksınız,ve depremin yapmış olduğu tahribatı göreceksiniz,sağ kalan insanların sarhoş bir şekilde yer yüzünde dolaştığını,yaralıların beton kirişlerin altından çaresizçe kıvrandıklarını,ölülerin naylon poşetlerde balık istifi gibi üst üste yığıldığını göreceksin deselerdi, bana bunu diyene manyakmısın oğlum derdim.malesef bunu canlı canlı yaşadık.yüce allah kuranı keriminde kıyametin nasıl kopacağını anlatırken aynısının küçüğünü bize yaşattı.allahıma şükürler olsunki biz bu tufandan sağ çıktık.DEPREMDEN TAM BİR HAFTA ÖNCE KARDEŞİM ÖZCANIN DÜĞÜNÜNÜ YAPTIK.BU SEBEPLE YILLARDIR YALOVAYA, YANIMIZA BİR TÜRLÜ GELMEYEN ANNEM YALOVAYA GELMİŞ OLDU.DÜĞÜNÜ YAPTIK,İKİ GÜN SONRA ANNEM,TUTTURDU BEN GİDECEĞİM,YAPMA ANNE ETME ANNE BİRAZ DAHA KAL DİYORUZ AMA NAFİLE.....YOK UŞAĞIM YOK BEN GECE KALKAYRIM,BURADA KARILAR KUŞLUĞA KADAR KALKMAYILAR,,BUNLAR NE BİÇİM KOTESFENA,,,BUNLARI ALLAH ÇARPACAK,,,AH UŞAĞIM AH BUNLARIN KAFALARINA TAŞ YAĞACAK DEDİ VE HABERİMİZ OLMADAN NURTEN YENGEMİDE ALIP YOROZUN YOLUNU TUTTU.MERYEM ABLAM VE KIZI MELİKE KALDI.BU ARADA KAMİLİN KEMAL AGANIN MEHMETTE,İBRAHİM AGAMLA BERABER,RAHMETLİ YUNUS AGAMIN KAYIĞINI ALTI GÜNÜN ÜSTÜNE YALOVAYA GETİRTİLER,MEMET GELENE KADAR İKİ KASA BİRA İÇMİŞ LEŞ GİBİ BİRA KOKUYOR, BİR YANDANDA, SİNAN DİYOR, VOLLAYİ HABI İBRAHİM AGAM VAR YA GELENE KADAR PATATES YEDİRDİ BANA, AÇLIKTAN ÖLDÜRDÜ BENİ DEDİ VE GÜLÜŞÜYORUZ,,TAM O ARADA MÜTHİŞ BİR YAĞMUR BAŞLADI.BİR GÜN SONRA PERŞEMBE GÜNÜ ABLAMLA VE AİLEMLE BURSAYI GEZELİM DEDİK,,,,TAM ÖĞLEN SAATLERİNDE GÜNEŞ TUTULMASI OLDU,BURSA BİR ANDA KARANLIĞA BÜRÜNDÜ,HALA O AN GÖZÜMÜN ÖNÜNDE,,,AY,GÜNEŞLE, DÜNYANIN ARASINDAN,SIYRILIP GİTTİ.DEPREMDEN BİR GÜN ÖNCE,PAZAR GÜNÜ ÇOLUK ÇOCUK ALDIM AİLECE DOĞRU İZNİK GÖLÜNE GİTTİK.HAVA ÇOK SICAK.ORADA HERKES GİBİ YÜZMEYE BAŞLADIK.BENİM DİKKATİMİ BİR ŞEYLER ÇEKMEYE BAŞLADI AMA ANLAM VEREMİYORDUM.GÖLDEKİ BALIKLAR ÖLÜ OLARAK KIYIYA VURUYORLARDI.BEN ÇOK DEFALAR BU GÖLE GELMİŞTİM,HATTA ÜÇ YIL ORHANGAZİ DÖKTAŞTA TOP OYNADIM,BURALARDA ANTRENMAN YAPARDIK,GÖLE GİRERDİK,,,BÖYLE ŞEYLERE ŞAHİT OLMAMIŞTIM.DERKEN BENİM HANIM, MEĞERSE AZ İLERİDE BOĞULUYOR HABERİMİZ YOK.ÇOKTA İYİ YÜZME BİLDİĞİ İÇİN İNANAMADIK.BİR ANDA GÖLÜN TABANI ONU DİPE ÇEKMİŞ VE ANLATTIĞINA GÖRE KUM OYNUYORMUŞ,CAN HAVLİYLE KENDİNİ ZOR KURTARTI.ALLLAH ALLAH DEDİM,RÜZGAR YOK, DALGA YOK, NE OLUYORUZ DEDİM VE APAR TOPAR YALOVAYA GELDİK.SANKİ DEPREMİN AYAK SESLERİ GELİYORDA BİZ BİR ŞEY ANLAMIYORUZ.HİÇ UNUTMAM O GÜNÜN AKŞAM ÜSTÜ SERT BİR POYRAZ ESİYORDU.SONRA O POYRAZ DURDU,YERİNİ BUNALTIÇI BİR SICAĞA BIRAKTI.SICAKTAN BİR TÜRLÜ UYUYAMIYORDUK.DEPREMDEN BİR İKİ DAKİKA ÖNCE,KÜÇÜK KIZIM ALEYNA AĞLAYINCA,BENDE UYANDIM,HANIM ÇOCUĞUN TUVALETİNİ YAPTIRTIKDAN SONRA,TAM ODANIN KAPISINA GELDİĞİ AN,DUR DEPREM OLUYOR DEDİM,BİR BAKTIM ALTIMDAKİ YATAK SAĞA SOLA KAYMAYA BAŞLADI,DERKEN,YER ALTINDAN KÜT KÜT DİYE SESLER GELMEYE BAŞLADI,TAM O ARADA HANIMIN KOLUNDAN TUTTUM,KENDİMİZİ ARA HOLE ATTIK AMA BU SEFER DEPREM ŞİDDETLENDİ VE KOCA BİNAYI,ÖNCE SAĞA SOLA,SONRA DENİZE VE KARAYA DOĞRU SAVURMAYA BAŞLADI,BİR TÜRLÜ DIŞ KAPIYA ELİMİZİ ATAMATIK,ARA HOLE SIKIŞTIK,BİR O DUVARA BİR BU DUVARA VURDUK DURDUK.BİNANIN DEMİR GIÇIRTIMALARI BEYNİMİ KOMAYA SOKTU.DEPREM DURMAYA BAŞLAMIŞTI AMA DEMİR KAPI KASILDIĞI İÇİN AÇAMIYORDUM,O ARADA HAFİF BİR SALLANDI DAHA OLDU VE KAPI KENDİLİĞİNDEN AÇILDI,DÜŞÜNEBİLİYORMUSUNUZ,,,BİRİNCİ KATTAN DIŞARI ÇIKAMADIK.NEYSE Kİ HANIMI KAPININ ÖNÜNE ATTIM AMA KORKUDAN ÇENESİ KİLİTLENDİ,ŞOKA GİRMİŞTİ,NE YAPACAĞIMI ŞAŞIRDIM,BENDE AKLIMA NEREDEN GELDİYSE,HANIMA KUVVETLİ BİR TOKAT VURDUM VE KENDİNE GELİR GELMEZ,SİNAN ÇOCUKLARIM DEDİ. AMAN ALLAHIM,BİZ ÖYLE OLDUKKİ, ÇOCUKLAR BİLE AKLIMIZA GELMEDİ.HEMEN DEMİR KAPIYA YÜKLENDİM AMA AÇAMADIM,,BU SEFER ÇERÇEVEYİ KIRDIM KENDİMİ ÇOCUKLARIN ODAYA ATTIM AMA ZİFİRİ KARANLIKTA ONLARI YATIRDIĞIMIZ TARAFTA BULAMIYORDUM.İNANMAZSINIZ, BİZ ÇOCUKLARI YATIRTIĞIMIZ TARAFIN TAM TERSİNDE ÇOCUKLAR BAŞI KIBLEYE DOĞRU DÖNMÜŞ ŞEKİLDE VE ALLAH ONLARA DEPREMİ BİLE DUYURMADAN ÖYLECE UYUR BİR VAZİYETTE ALDIM VE DIŞARI ATTIM.KÖMÜRLÜKTEN BİR NAYLON ALDIM AÇIK ARAZİDE UFAK BİR ÇATIR KURDUM.MEĞER,BÜTÜN MARMARA YIKILMŞ HABERİMİZ YOK.KENDİMİZE GELDİKDEN SONRA AKLIMA,ABİM VE KARDEŞİM ÖZCAN GELDİ.MEĞER DEPREM ANINDA İBRAHİM AGAM DENİZDEYMİŞ VE O ANDA YALOVANIN ÖNÜNDE AĞ ATIYORMUŞ.O DEPREMİ VE YALOVANIN YIKILDIĞINI CANLI CANLI SEYRETMİŞ VE KAYIĞI BULUNDUĞU YERDE BAŞTAN KARA YAPARAK DOĞRUCA EVE GELDİ.HALA SESİ KULAĞIMDADIR,KARANLIKDAN BİR SES, SABİRE,KARDAŞLARUM,SAĞMISINIZ DİYEREK VE AĞLAYARAK BİZİ BULDU VE AH OĞLUM AH MİLLET HEP BİNALARIN ALTINDA KALDI,GÖLÇÜK TARAFDAN DENİZDEN ATEŞ ÇIKTIĞINI GÖRDÜM,OĞLUM ÖZCANA KOŞUN ONUN OTURDUĞU TARAF BATTI DEYİNCE ŞOKA GİRDİM AMAN ALLAHIM BEN ÖZCANI BİLE UNUTMUŞUM.KENDİMİ TOPLADIM VE KAYNATAMIDA YANIMA ALARAK ÇARŞIYA İNDİM,AMAN ALLAHIM,YIKILAN BİNALAR CADDELERİ KAPATMIŞ,YÜRÜMEK İMKANSIZ,HER TARAF YANIYOR,KARANLIKTA İNSANLAR BAĞIRIYOR, HERKES YAKININI ARIYOR,KOCA ŞEHİR DAĞLARA KAÇIYOR,İNSAN KOKULARI GENZİMİ YAKIYOR,BİZ ZAR ZOR KENDİMİZİ ÖZCANIN OTURDUĞU VE DEPREMDE EN ÇOK İNSANIN ÖLDÜĞÜ HACI MEHMET OVASINA ATTIK.HEM AĞLIYORUM HEM ALLAHA YALVARIYORUM,ÖZCANIN OLDUĞU CADDEYE VARDIK,YIKILAN BİNALARIN ARASINDAN GİDERKEN,BİRDEN ARTÇI BİR DEPREM OLDU VE BEN KAYNADAMA SARILDIM,BU SEFER HASARLI BİNALARDA CAT CAT DİYE YIKILMAYA BAŞLADI VE CADDENİN ORTASINDA KALA KALDIK.BEN HEPTEN ÖZCANDAN ÜMİDİMİ KESMİŞTİM.SARSINTI KALDIKDAN SONRA,ÖZCANIN OLDUĞU YERE GELDİK,ONUN OTURDUĞU BİNA ÇOK BÜYÜKTÜ VE YARISINDAN FAZLASI BAYIR TARAFA DOĞRUYDU,KOCA BİNA O BAYIR TARAFA DOĞRU, HEMDE ÖZCANIN YATAK ODASININ ÜSTÜNE DOĞRU YIKILMIŞTI,,,ÖZCAN, HANIMINIDA ALIP CAMDAN TOPRAĞA İNMİŞ VE HALI SAHAYA GELMİŞLER,BENDE KARANLIKTA BOŞ ARAZİDE ÖZCAN ÖZCAN DİYE BAĞIRIYORUM.MEĞER BİZİM OSMAN,DEPREM OLUR OLMAZ ÖZCAN AMCASINA KOŞMUŞ,ÇÜNKÜ OSMAN ORADAKİ BİNALARIN NASIL ÇÜRÜK YAPILDIĞINI,VE ORANIN TOPRAK YAPISINI BİLDİĞİ İÇİN DİREKT ORAYA GİTTİ.GÜN AÇTIĞINDA YALOVANIN YERİNDE YELLER ESİYORDU.AKŞAMDAN GÖRÜŞTÜĞÜM ARKADAŞLARIMIN ÇOĞU ÖLMÜŞTÜ.YILLARCA ÇALIŞTIĞIM TOP SAHASININ İÇİNDE HELİKOPTERLERİN BİRİ İNİYOR BİRİ KALKIYOR.SAHİPSİZ YARALILAR,ÖLÜLER,TAM BİR MAHŞER,,,,,SAHANIN ORTASINDA SARIMSI BİR ADAM YATIYOR VE SAHİPSİZ KİMSE İLGİLENMİYOR,GÜNEŞ TAM GÖZÜNÜN İÇİNE VURUYOR VE SUSUZLUKTAN AĞZI ÇATLAMIŞ,ONUN KAFASINA GÜNEŞ GELMESİN DİYE YERDEN BULDUĞUM KARTON PARÇASIYLA GÖLGE YAPIYORUM,O ARADA KENDİSİNE SU İÇİRDİM,AMA KARNI BİRDEN ŞİŞMEYE BAŞLADI,MEĞER DEPREMDE YARALANANA SU İÇİRİLMEZMİŞ.TAM O ESNADA BAŞBAKAN ECEVİT HELİKOPTERLE SAHAYA İNDİ TAMDA BENİM HASTANIN YANINA GELDİ.ONA GEÇMİŞ OLSUN DİYORDU AMA BEN ECEVİTİN KORKUDAN ŞAH DAMARININ NASIL ATTIĞINI SEYREDİYORDUM,HATTA ÖLECEK DİYE KORKMUŞTUM.DAHA SONRA O ADAM BANA NE OLUR BENİ BIRAKMA,BEN KARAYOLLARI ESKİ GENEL MÜDÜRÜYÜM BANA REFAKAT ET DEDİ.ÇOK MALIM VAR SANA VERİRİM YETERKİ BENİ BIRAKMA DEDİ.ÇOK ÜZÜLMÜŞTÜM ÇÜNKÜ AİLESİNİ HEP KAYIPETMİŞTİ.ÜZÜLÜYORDUM AMA YALAN YOK.,BİR YANDANDA SEN ZEKATINI VERSEYDİN ACABA BÖYLE OLURMUYDUN DİYE İÇİMDEN DÜŞÜNÜYORDUM.SONRA O ADAMIN TUVALETİ GELDİ SÜRKLEYEREK ONU SITATIN TUVALETLERİNE GETİRDİM AMA TUVALETE GİRMEK İMKANSIZ,DİZ BOYU PİSLİĞE GÖMÜLDÜ,BEN BAKTIM OLACAK GİBİ DEĞİL,ONU GAZETE KAĞITLARINA DOLADIM,ÇÜNKÜ AYAĞA KALKAMIYORDU.VUCUTU TAMEMEN PİSLİĞE BULAŞTI,SONRA ONU TEKRAR BACAKLARINDAN SAHANIN ORTASINA ÇEKTİM AMA DAHA DAYANAMADIM.BUNUN GİBİ BİR ÇOK ANIM VAR AMA YAZMAKLA BİTMEZ.BENİM İÇİN EN ÖNEMLİSİ,BALDIZIMIN SAHANIN İÇİNDE SAHRA HASTAHANESİNDE DOĞUM YAPMASIYDI VE BÜTÜN TELEVİZYONLARA HABER OLMASIYDI.İNANAMIYORUM,BİR TARAFTA İNSANLAR ÖLÜYOR,BİR TARAFTA İNSAN DÜNYAYA GELİYOR VE BU AYNI ANDA OLUYORDU.TAM ON SEKİZ KÖŞESİNDE DOĞDUN BATUHAN.EVET ARKADAŞLAR,AKŞAM ZENGİN YATAN SABAH FAKİRMİ FAKİR KALKTI.bu satırları yazdığım gün japonyada tusanami oldu.beni en çok sevindiren olay,akrabalarımın,köylümün,en yakınlarımızın bizleri arayıp geçmiş olsun ve halimizi sormaları oldu,,,,du,du,,,dumu acaba,nah oldu,,,,,bize ilk gelen kartaldan nazmiye halamın eniştesi rahmetli necati abi oldu.başka kimseçikler ne aradı ne sordu.ne bir telofon,ne bir ses.yazıklar olsun.

 
  byantrenor@mynet.com          
 

 

  SİNAN YILMAZ

  21 Şubat 2011, Pazartesi

  Yalova

  Ziyaretçi Mesajı
 

NERELERDEN, NEREYE..? SEVGİLİ GENÇLER,ÖZELLİKLE YİRMİ YAŞ ALTI DELİKANLILAR,VE GURBETTE DOĞUP BÜYÜYEN GENÇLER,ÇOK DEĞİL, BUNDAN OTUZ KIRK YIL ÖNCESİ,YOKLUK,FAKİRLİK,İMKANSIZLIK İÇİNDE YAŞAYAN BABALARIMIZ,DEDELERİMİZ VE O GÜNÜN YAŞAM TARZI,ANANELERİMİZ,YEMEK KÜLTÜRÜMÜZ,SIRA DIŞI YAŞAM MÜCADELESİ DAHA NELER NELER.İSTERSENİZ O GÜNLERDE EVLERDE PİŞEN VE İNSANIMIZ İÇİN BİRAZDA LÜKS OLAN AMA GÜNÜMÜZDE YEMEYE BİLE TAHAMÜL EDEMEYECEĞİNİZ MEŞHUR YEMEKLERİ ŞÖYLE BİR HATIRLAYALIM.SABAH KAHVALTISI,,,MI,,ODA NE,MÜMKÜN DEĞİL.ÇAY VE ŞEKER O ZAMAN ÇOK LÜX VE EVİN EN GİZLİ BÖLMELERİNDE SAKLANIR ANCAK MİSAFİR GELDİMİ VEYA EVİN FERTLERİNDEN BİRİ RAHASIZLANIRSA PİYASAYA ÇIKARILIRDI.SABAH KAHVALTISINDAN ZİYADE KUŞLUK VAKTİ YEMEK YENİRDİ VE BU GENELDE KATI YEMEK OLURDU VE YANINDA TAŞ GİBİ MISIR EKMEĞİ YENİRDİ.O YÜZDEN BENİM JENARASYONUN AĞZINDA PEK SAĞLAM DİŞ YOKTUR.EKMEKLER GENELDE EVİN ORTASINDA YANAN KARA ATEŞİN ALTINDA ÜSTÜNE KÜL KAPATILARAK PİŞİRİLİRDİ VE BUNA PİKE EKMEĞİ DERLERDİ.SICAK SICAK YOĞURTA DOĞRAYIP YEMEK ÇOK GÜZEL OLURDU.BUNUN YANINDA EKŞİ AYRANLAR ÇOK MEŞHURDU.HER ŞEYİN ANASI SÜT OLDUĞUNDAN ODA ÇOK DEĞERLİYDİ VE KAYMAK BAĞLAYAN BİR SÜTÜ GİZLİDEN YEMEK MARİFET İSTERDİ.BU YÜZDEN ESKİDEN PATLANGOÇ YAPTIĞIMIZ KABERA ÇALILARINNIN İÇİNİ BOŞALTARAK YADA KALIN GENİŞ DELİKLİ ÇAYIR TELLERİNİ SÜT KAZANININ İÇNE SOKARAK KAYMAĞI HİÇ BOZMADAN SÜTÜ İÇERDİK.AKŞAM YEMEĞİ GELDİMİ,EĞER ANALARIMIZ O GÜNÜ TARLADA,YORULMAKTAN,VEYA ORMANDA, FİLİYA(YAPRAK) SÜPÜRMEKTEN ZAMAN BULUP YORULMADIYSA YEMEK YEME ŞANSINIZ OLURDU.YEMEKLERDE ŞİMDİKİ GİBİ ÖYLE GÜNLÜK VEYA ANLIK OLMAZDI,,KOCA KOCA KAZANLAR VEYA BÜYÜK BAKIR TENÇERESİNDE BİR HAFTALIK YEMEK SOFRAYA GİDER GELİRDİ VE BENİM EN NEFRET ETTİĞİM MESALA BAL KAPAĞI YEMEĞİ,BU BAZEN SÜTLÜ KAPAK OLURDU,ONDAN SONRA SARAMBULA DENİLEN BİR ÇEŞİT YEMEK VARDI,GENİŞ SOMARA YAPRAĞINDAN YAPILAN TAVA VARDI,BAYAT MISIR EKMEĞİNDEN TEREYAĞI İLE KAVRULAN MUNZUR VARDI,MEŞHUR AYRANLI MISIR ÇORBAMIZ VARDI VE BAZEN EKŞİRDİ AMA YİNEDE SOFRADAN EKSİK OLMAZDI.GÜN GELDİ KARA ATEŞİN YERİNİ AĞIR AĞIR KUZUNE SOBALAR ALMAYA BAŞLADI VE YEMEK PİŞİRME VE YAPMAMIZDA DEĞİŞMEYE BAŞLADI DERKEN ÇİÇEK YAĞI EVLERE GİRDİ FAKAT BİZ ONU HEP ZEYTİN YAĞI BİLİRDİK,MEĞER ÇİÇEK YAĞI İLE ZEYTİN YAĞI AYRIYMIŞ.ESKİDEN KARA ATEŞİN ÜSTÜNDE SAÇ AYAĞI,ONUN ÜSTÜNDE BÜYÜK BAKIR TENÇEREDE PİŞEN BİR YEMEK VEYA TAVANDAN AŞAĞIYA ASILAN KARA BİR ZİNCİRE BAĞLI KOCA BİR KAZAN,ALTINDA YANAN DEFNE AĞAÇLARI,DALLARI,ÇAT,ÇAT,DİYE ÇIKAN O MÜTHİŞ SESLER,EVİN İÇİNİ KAPLAYAN DUMAN VE O DUMANIN ARASINDAN, BÜYÜK ANNENİN YANKILANAN O MÜTHİŞ SESİ,,,,ULAAAA HERİF,SÜT TAŞAYI ,GEL İNDİRELİM HABU KAZANİ,,,EĞER HERİFİN O ANDA MEŞGUL OLDUĞU BİR İŞ VARSA,BÜYÜK NİNEYE BASARDI KÜFÜRÜ AMA SÜTÜN TAŞMASINADA RAZI OLMAZDI VE KOCA KAZAN KARA ATEŞTEN ZAR ZOR İNERDİ.İŞTE BU KARA ATEŞİN SALTANATINA SİNSİ SİNSİ SON VEREN KUZİNE SOBALAR DAMAK TATIMIZIDA DEĞİŞTİRMEYE BAŞLAMIŞTI VE HALİYLE, KAP, KAÇAK, DEVRİMİ OLDU.KOCA KAZANLARIN YERİNİ,ALİMİNYUM YAL KUFALARI,BÜYÜK BAKIR TENÇERELERİN YERİNİ,DAHA KÜÇÜK ÇALBARALAR ALDI,SONRA TAVALAR KÜÇÜLDÜ,BUNLAR OLUNCA HAFTALIK YEMEKLERİN YERİNİDE,GÜNLÜK YEMEKLER ALMAYA BAŞLADI.ARTIK EVLERDE SABAH AKŞAM HEMDE DUMANSIZ AYNI ODADA BİR ATEŞ YANIYOR VE AİLE FERTLERİ ONUN ETRAFINDA SOHBET EDEBİLİYORDU.ASLINDA BU SESSİZ BİR DEVRİMDİ.ÖNCEDEN KARA ATEŞ SADECE PİŞİRMEYE HİTAP EDERKEN,KUZİNE SOBA, AİLE FERTLERİNEDE PİŞİRİYORDU.KARA ATEŞİN DUMANINDAN AİLE FETRLERİNİN BİR ARAYA GELİP MAHABBET ETMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİ,BU YÜZDEN BİR BABA OĞLUNUN VEYA KIZININ BÜYÜYÜPTE EVLİLİK ÇAĞINA GELDİĞİNİ ANLAMAZDI.O YÜZDENDİRKİ ESKİDEN HER EVİN, HARMAN DİYE TABİR EDİLEN KAPIDA BİR ALANI VARDI VE ÖNEMLİ TOPLANTILAR,DÜĞÜNLER,MİSAFİR AĞIRLAMALAR,VE TARIM İŞLERİNİN HASATI BU ALANDA OLURDU VE ÖNEMLİ KARARLAR BURADA ALINIRDI VE BÜYÜKLERİMİZ BU HARMANLARDA MÜTHİŞ BİR KARDEŞLİK BAĞI KURARDI,MESALA FUSURAĞIN HARMANI,MESALA GENELDE YAĞMUR DUASINA ÇIKILAN ,KOCA HARMAN,MESALA İMAMOĞUN İSMAİLİN KAPISI DERLER.İŞTE BU KUZİNE SOBA VE RADYOLARIN ÇOĞALMASI,DAHA SONRA ELEKTRİĞİN GELMESİ,SİYAH BEYAZ TELEVİZYONLARIN O MABETLERE GİRMESİ,HERŞEYİ ALT ÜST ETTİ.ARTIK KUZİNELERİN ÜSTÜNDE KARA BİR ÇAYDANLIK VE FOKUR FOKUR KAYNIYOR,İLAÇLIK OLARAK SAKLANAN ŞEKER GÜN YÜZÜNE ÇIKMIŞ VE OLAĞAN HALE GELMİŞ,KABAK YEMEĞİNİN YERİNİ,MAKARNA,SÜTLAÇ ALMIŞ,KÜFLÜ MISIR EKMEĞİNİN YERİNİ,ANALARIMIZIN HAMURU EKŞİTEREK VE AKŞAMDAN MAYALAYARAK KOYDUĞU HAMURDAN VE YAPTIKLARI MEŞHUR,ZİRİFTALAR,TAVA KOLOFLARI,KABARTMALAR,KAYANALAR,HAMSİ KUŞU,ALMAYA BAŞLADI,BU SAYDIKLARIMIN İSMİNİ ACABA KAÇ TANE GENÇİMİZ BİLİYOR.MESALA BURDUK YATAĞINI BİLİRLERMİ YADA KURUMUŞ FİLİYALARDA (ağaç yapraklarında )HİÇ YATTILARMI.O ZAMANLAR EN MEŞHUR YATAK, YORGAN, YÜN OLARAK GEÇERDİ AMA ONUDA YA KIZA YA OĞLANA CEYİZLİK YAPARLARDI,ODA EVLENDİMİ,ÇOCUĞUNA SAKLARDI VE BUNLARDA YATIP UYUMAK HİÇ KİMSEYE NASİP OLMAZDI.O YÜZDEN ESKİDEN ÇUL, ÇABUT VEYA BEZ PARÇALARI ÇOK DEĞERLİYDİ VE BUNLAR ,BİR, BİR, BİRİKTİLİRDİ, ÜÇ BEŞ ÇUVAL OLDUMU O ZAMANKİ ADIYLA PULATHANEYE, AKÇAABATA, İSKELENİN YANIBAŞINDA BULUNAN DERENİN KENARINDAKİ İSPANDAM BURTUK FABRİKASININ YOLUNU TUTARLARDI VE ORADA HERKES SIRASINI BEKLERDİ,BAZEN ON GÜNE SIRA VERİRLERDİ VE O YAMA PARÇALARI İLKEL BİR MAKİNA İLE PARÇALANIRDI,ORTALIK TOZ DUMAN İÇİNDE KALIRDI.BU, BURDUKLAR TEKRAR ÇUVALLANIRDI,EVİN YOLUNU TUTARDI VE BİZE YATAK OLURDU, TABİ AKŞAMDAN SABAHA TAŞ GİBİ OLURDU BU YÜZDEN HERGÜN YATAK TAZELERTİK.HALA O SESLER KULAĞIMDAN GİTMEZ,HER SALI GÜNÜ YOROZ ALTINDA YOL KENARINDA BURDUK ÇUVALLARI İLE MİNİBÜS BEKLENİR,UZAKLARDAN BİR SES GELİR,,,KIIZ EMİNE ABA NEREYE GİDEYSUN,,E,, FATİME,,VAR Bİ SENEDEN BERİ BİŞELER BİRUKTURTUM HABİLE NE BİLEYUM,GİDEYUM DEDUM HABILE İSPANDAMA DA ATTIRAYIM ONLARİ,,UŞAKLARIN ALTİNDA YATAK KALMADİ,PARAMDA YOK ALSAM ONLARA Bİ YÜZ,NEYE DOLDURACAĞIM ONLARİ BİLMEYRIM,BİZİM HERİF TIRNAKLARINİ KESMEYİ,KATİR TIRNAĞI GİBİ HEP YIRTTİ ÇARŞAFLARİ,BOK YİYEN UŞAKLARDA ÇEKTİ BOBALARİNA,NE TİRNAK KESEYİLER NE AYAK YIKAYİLER,HAULE AYAKLARİNDA Bİ BATMAN ZERZA,HELE HAU BEYUK UŞAĞIM VAR YA ABULA,VOLLAHİ KARA LASTIKLA YATAĞA GİREYİ,NE YAPACAĞUMİ BİLMEYIRIM,SİÇASIN UŞAĞINA HEEE.,,,,,UUUUUU AYNİ KIZ AYNİ,ERKEK DEĞİLMİ KÖKÜ KURUSUN.

 
  byantrenor@mynet.com          
 

 

  Sinan Yılmaz

  04 Şubat 2011, Cuma

  Yalova

  Ziyaretçi Mesajı
 

KÖYÜMÜN GÜZELLİĞİNİ ALIP GÖTÜREN BİR YOL HİKAYESİ :::::,çok iyi hatırlıyorum,çocukluğumda karayolları görevlileri arada bir gelir yoroz altındaki evimizin arkasında bulunan karayemiş ağaçlarını ve evlerin bir köşelerine kırmızı boya ile çarpı işareti atarlardı. o yıllarda hiç kimse,bir gün gelecek,yorozun şekli şemali değişeceğine ihtimal vermezdi.rahmetli osman amcama,,annem ,, aga, devlet evlerimizi yıkacakmış , ne diyorsun dediğinde,,gülerek,,ölme eşeğim ölme demişti. aradan yıllar geçti,,osman amcam 1983 yılında vefat etti.1985 yılında ben asker oldum ve arkamdan evleri yıkmışlar,zaten yıkacaklarını anladığımız için, askere gitmeden şimdiki evin temelini rahmetli babamla kazmaya başlamıştık.aylar yıllar geldi geçti,yalovaya yerleşmiştik ve bizim için bir bakıma orada cereyan eden yol davalarından,dönen dolaplardan haberimiz olmuyordu zaten pekte ilgi duymuyorduk,,,,TAKİ BİRGÜN BİR TELEFON GELENE KADAR,,,annem düşmüş bayılmış,,bir mühendise vurmuş,,,yalıda bizi yıktınız,,şimdide burayıdamı yıkacaksınız diyerek ortalığı yıkmış,,rahmetli babamda kandırılarak gitmiş bir yerlere imza koymuş.biz işlerin bu boyutlara geleceğini tahmin etmiyorduk ve kalktım köye gittim.aman allahım birde ne göreyim,,o güzelim kaşları,kapanları,sahilin idam fermanını yazan kof kafalı sözüm ona mühendis müsvetteleri,yaptıkları rezillik yetmiyormuş gibi,gelmişler şimdiki evin alt kısmına çarpı işaretini koymuşlar.hatta o kadar eminlerki,,mezarlarınızı çıkarın diyede talimat vermişler,,çolak osman,alican aga ve mustafa aga rahmetli dedelerinin mezarlarını bende yardım ederek çıkardık.OYSA BEN O YOLUN NEREDE VE NASIL GECEÇEĞİNİ İYİ BİLENLERDENİM.O YOLUN KIRMIZI ÇARPI İŞARETLERİ KALE KAHVESİNİN TAM ORTASINDAN FENERİN KAFAYA KAVUŞACAKTI AMA HER NEDENSE YOL DEVAMLI DAĞIN ETEĞİNE SOKULARAK, YETMEDİ BOSTANLIK KIRANINA KADAR,SOKULMAK İSTENİYORDU.işte buna tahamül edemeztik ve gereğini yaptık.ŞU ANKİ MEVCUT TÜNEL İÇİN KARDEŞİM ÖZCAN ANKARA İLE HAREKETE GEÇEREK GEREKLİ KONULARI KONUŞARAK VE BANADA O ZAMANKİ BÖLGE MÜDÜRÜNDEN RANDEVU ALDI VE BEN RAHMETLİ BABAMLAN BÖLGEYE GTTİM.İYİKİ GİTMİŞİM,,HİÇ KİMSENİN BİLMEDİĞİ,,YADA, BİLİPTE ÇIKARI İÇİN KONUŞMADIĞI OLAYLARI BEN BİRİNCİ ELDEN ÖĞRENİYORDUM.KEÇİLERİN YÜRÜYEMEYECEĞİ,,BİR İKİ OCAK YABANİ FINDIK MOLLARININ , EĞİL FINDIK DİYE YAZILIP O KAYA PARÇALARINDAN ALINAN MİLYARLARIMI ARARSIN,BİR PALAMUTA PROJELERİNİ DEĞİŞTİREN MÜHENDİSLERMİ ARARSIN,,SIRF YAKIN OLSUN DİYE DAĞLARIN YAMAÇLARINI KAMULAŞTIRIP O GÜZELİM YAMAÇLARI YIKMAKMI ARARSIN,DAHA NELER NELER.sağ olsun bölge müdürü,bize bütün yorozun,kimyasını anattı.ben kendisine,sayın müdürüm,,bizi yoroz altından sürdünüz ve şimdide bulunduğumuz yeride yıkacaksınız,,bakın biz marmara depreminde enkaz altından çıktık,yarın bir şey olursa nereye gideceğiz,sizin mühendisleriniz sizi yanıltıyor ve üç kuruşluk işi dahada zorlaştırarak devleti milyarlarca lira zarara uğratıyorlar dedim.hattim değil ama,siz o kadar hafriyatın yarısı ile maltepe kafasından şimdiki limanın kafaya viyadük köprü ile geçebilirdiniz ve bu sayede hiç kimseye kamulaştırma parası verilmezdi,,evlerde yıkılmazdı dedim.bana babacan bir tavırla,,torunum dedi,çok zekisin ama ben her şey değilim ama şunu bilmeni isterim ben evinizi yıktırmayacağım ve ankaradan aldığım haberi size söz veriyorum oraya TÜNEL VURACAĞIZ DEDİ.MADEM BU KADAR AĞIRLIĞINIZ VARDI DAHA ÖNCE NEREDEYDİNİZ DEDİ.BENDE SAYIN MÜDÜRÜM,BAKIN BU YOL SADECE EVLERİMİZİ DEĞİL,ASLAN GİBİ İKİ DE CANIMIZI ALDI VE BU SİZİN MÜHENDİSLERİN HATALI YOLU YÜZÜNDEN OLDU,BİZ İSTESEYDİK SİZİ MAHKEMEYE DE VERİRDİK AMA KADERE BOYUN EĞDİK,DEDİM.ZATEN SİZ BUNUN FARKINA VARDINIZ VE TEKRAR İKİNCİ BİR YOL ÇALIŞMASINA BAŞLADINIZ DEDİM.sayın müdürüm,şimdi burada iki ihtiyar ve bir dul yengem kaldı onlarda bu olan bitenlerle bazıları gibi uğraşacak hali yok,onlar sizi,devleti ve allahı bir biliyorlar,orada dönen dolaplardan ne haberleri oluyor nede bir allahın kulu bilgi veriyor dedim.şayet onların bu olanlardan ötürü bir kılına zarar gelirse,her kim sebep olan varsa tek tek her bireylerine aynı acıyı tattırırım dedim.torunum sen çok dolusun dedi,sen rahat ol ve yalovayada rahat dönebilirsin dedi.

 
  byantrenor@mynet.com          
 

 
[««][«] 1.2. [»][»»]  [Toplam: 2 » 1. Sayfa]
Dün : 2     |     Bugün : 0     |     Online Ziyaretçi : 1     |     Toplam Ziyaretçi : 2369     |     Onay Bekleyen : 2     |     Toplam Mesaj : 20